28 Ekim 2015 Çarşamba

Bir sabah çok erken uyandım ve...

Bu blogu oluşturma fikri uykuya dalmadan hemen önceki son bilinç dolu anlarıma rastgeldi. Blog için bir isim düşünürken uyuyakalmışım. Sonrasında düşündüğüm isimlerin daha önce başkaları tarafından kapılmış olduğunu anladım ve aklımın iplerini saldım. Beynimin içindeki taze yollar ve bağlantıların beni çıkardığı kavşak işte tam da burası: "Eternal Run Shine". Biraz tanıdık geldi biliyorum. Ama şimdiye kadar düşünülmemiş olması ve 2004 yapımı filmi benim daha geçen hafta izlemiş olmam kaderin bir oyunu diyelim o zaman.
Yaklaşık bir senedir yaz kış demeden koşan bir insanoğlu olarak hem kendi hislerimi, tecrübelerimi ve anılarımı ölümsüzleştirmek hem de içsel motivasyonumu sağlayabilmek için bir araç olarak görüyorum bu mecrayı. Okuyup feyz alanlar olursa ayrıca mutlu olacağım tabi. Hiç kimse sadece kendisi okusun diye birşeyler yazmaz değil mi? Yoksa yazar mı? Bu sorunun cevabını da okuyuculara bırakıyor ve açılış yazımı burada noktalıyorum. Sonraki yazım koşmaya neden ve nasıl başladığım hakkında olacak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder