7 Kasım 2016 Pazartesi

Yenilenen güzergahı ile 8. Cumhuriyet Koşusu, Zeytinburnu

Geçen sene, yani 2015'te ilk kez katıldığım Zeytinburnu Cumhuriyet Koşusuna bu sene de katılmak nasip oldu. Sabah kadim dostum Makro ile bizim evin orada buluşup yarışın başlama noktasına yakın bir yere bırakırız diyerek araba ile gitmiş bulunduk. Ancak Zeytinburnu girişinde yolu kapatmış olduklarını görüp geri döndük. Sahil yoluna indik ve burada da aynı şekilde Zeytinburnu çıkışını kapattıklarını gördük. İnşaat halinde olan sahil yolunda oldukça uzak bir mesafe gidip geri dönmek zorunda kaldıktan sonra Derimod hizasından açık bırakılan ince bir bağlantı üzerinden dönüş alarak bulduğumuz ilk yokuşun üstüne park etmeyi başardık. Neyse ki park ettiğimiz yer başlama noktasına oldukça yakındı. Göğüs numaralarımızı iğneledikten sonra ufak bir ısınma yaptık ve sonra başlama noktasındaki yerimizi aldık.
Yarış başlamadan hemen önce Makro Hoca ile bir özçekim
İstiklal Marşı ve saygı duruşundan sonra hiç beklemediğimiz bir anda tabanca patladı ve aniden yarışın başlaması ile birlikte ben de kendimi akışa bıraktım. Bir süre Makro'yu izledikten sonra onu gözden kaybettim, zaten tüm yarışı birlikte koşacak değildik. Şimdilik benim tempom buna yetmiyor. Bak ama şimdilik diyorum ha, azmin elinden birşey kurtulmaz :)

Yarımaratonu rahatlıkla koşabilen, gözünü maratona dikmiş bir koşucu olarak mesafenin kısa olması mı iştahımımı kabarttı, ya da bir anda fazla mı yüklendim bilmiyorum daha koşunun başlarında, sanırım ikinci kilometresini koşarken sol baldırımda bir çekme başladı ve ince bir sızı oturdu. Makro ile birlikte azıcık ısınma yapmıştık ancak demek ki yeterli olmamış. Koşunun geri kalanında bu acı, ara ara şiddetlendi ve beni yavaşlattı; ancak kesinlikle durduramadı. Yaptığım antrenmanların faydasını burada gördüğümü düşünüyorum. Daha az tecrübeli veya düşük formda olsam bu sızı nedeniyle kısa zamanda yarıştan kopar, yürüme hızına düşerdim diye düşünüyorum.


Uçuyoruz !
Önceki sene parkurun 10K'nın altında bir mesafeye sahip olduğunu tecrübe etmiştim. Bu sene bu konuda bir çalışma yapmışlar ve güzergahı düzenlemişler. Bu sayede parkur, 10,3 K gibi bir mesafeye uzamış.
Zeytinburnu Cumhuriyet Koşusu yenilenen parkuru
Son 1 km. içinde, bacağımdaki ağrıya da kulağımı tıkayarak, son bir atak yapmaya gayret ettim ve Zeytinburnu Koşusunu 52 dk. 36 sn.'de tamamlamayı başardım. Ortalama 5:03 gibi bir pace ile koşmayı başardım.

8. Cumhuriyet Koşusu Sonucum

Bitiş çizgisinde ben: Acı yok Rocky, acı yok
Yarıştan sonra Zeytinburnu Belediyesi'nin önceki seneki ikramlarına ek olarak aşure ikramı vardı. Kuru pasta, ekler, helva, çay ikramları ise yine harikaydı. Yarıştan sonra çay verilen başka bir yarış daha bilmiyorum ve Zeytinburnu Belediyesi'ni tebrik ediyorum. O kadar iyi geliyor ki o anda sıcacık bir birdak çay...
Yarıştan sonra ikramlar yine çok iyi geldi. Anı madalyalarımız ile...

4 Kasım 2016 Cuma

Bükreş Park ve Yol Koşuları

Ekim ayının son haftasında iş dolayısıyla kısa bir Romanya ziyaretim oldu. İzmir, Mersin, Barselona derken bir de Bükreş'te koşmak için iyi bir imkan yakaladığım dört günlük bu sürede, Maraton Antrenman Programımdaki iki hafta içi koşusunu gerçekleştirmeye karar verdim ve hazırladığım el bagajıma bolca koşu ekipmanı koydum. Bu arada kış kapıda olduğundan ve artık soğuklar kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlamış olduğundan ufak bir alışveriş yaptım ve iki yeni kışlık ekipmanı malzemelerim arasına kattım. Bunlardan birisi bacakları kışın soğuktan korumak için giyeceğim kalınca bir tayt. Diğeri de Türkiye'de artık yaz-kış saati uygulamasının kaldırılması ile kışın saatlerin geri alınmamasından ötürü artık sabahları erken saatte başladığım tüm koşuların neredeyse ilk bir saatlik kısmında güneşin doğmayacak olması ile karanlıkta koşmak zorunda bırakılan biz koşucuların aydınlatma olmayan bölgelerde önümüzü görmemizi ve belki de daha önemlisi yoldan geçen arabalar tarafından farkedilmek ve ezilmemek için de elzem olan bir kafa feneri. Fenerin pilleri bitince değiştirilebiliyor. Sanırım su geçirmez bir muhafazası da mevcut. Tabi yağmurda denemek fırsat olmadı şimdilik. Bükreş'te ise kafama takıp Herastrau Park'ın karanlık patikalarında ve aydınlatma olmayan göl kenarında koşarken yolu görmem konusunda bana büyük yardımı oldu. Aksi taktirde park, koşarken bastığım yeri bile göremeyecek kadar karanlıktı ve bu fener olmasaydı telefonun led ışığını açmak zorunda kalırdım diye düşünüyorum. 

Neyse efendim bu kadar reklam yeter diyorsak Bükreş'in parklarında gerçekleştirdiğim iki antrenmanın detaylarına geçelim. İlk parkımız "Parcul Herastrau". Kaldığımız otele 5 km. civarında bir mesafede olan bu park, içinde oldukça büyük bir göl barındırıyor. Ayrıca koşarken gördüğüm kadarıyla doğal ortamına çok dokunulmadan restoran ve mini bir otel gibi bazı küçük tesisler de park sınırları dahilinde hizmet veriyor. Bu parkın doğal güzelliklerini gündüz gözüyle görmek nasip olmadı. Ancak ben koşuyu bitirip otele dönmek üzereyken hava tamamen aydınlanmıştı. Yine de karanlık filan demeyip bir iki fotoğraf çekmeye çalıştım.


Herastrau Park içinden bir bakış

Herastrau Park içindeki göle yansıyan ışıklar

Otele dönüş yolunda karşıma çıkan, örneklerini Paris ve Barselona'da da gördüğüm Zafer Takı
Aşağıda Herastrau Park için otelden başlayıp, parkın içinde koşup otele geri dönmem sonucu oluşan koşu güzergahı yer alıyor. Toplamda 15K gibi bir mesafe koşmuş oldum. Hava oldukça soğuktu. İstanbul'a göre 6-7 derece daha soğuk ve rüzgarlıydı.


15K Herastrau Park gidiş, göl kenarında bir süre koşu ve dönüş
İkinci parkımız ise otele oldukça yakın bir mesafede (koşarak 5 dk.) bulunan "Parcul Cişmigiu". Bu park otele yakın olduğundan gidip gelme süresine ihtiyaç olmadığını düşünerek antrenmana daha geç bir saatte başladım ve bundan dolayı parka geldiğimde hava fotoğraf çekilebilecek kadar aydınlanmıştı. Aşağıda bu parkın güzelliklerini gösteren fotoğrafları yazıma ekliyorum. Ayrıca bu parkta, diğerinden farklı olarak çok sayıda güvenlik görevlisinin görev yaptığı da dikkatimi çeken bir ayrıntı oldu.


Parcul Cişmigiu - Kroki

Parcul Cişmigiu

Parcul Cişmigiu

Parcul Cişmigiu

Parcul Cişmigiu

Parcul Cişmigiu

Parcul Cişmigiu, göletin üstündeki yaya köprüsünde

Cişmigiu Park'ta yaptığım koşuya ait Nike+ verisini de güzergahını belli etmek üzere buraya ekliyorum.

Bükreş'te kısa bir koşu: Parcul Cişmigiu
Her iki koşudan sonra güzel bir kahvaltı yapıp üzerine 2,5 km. mesafedeki işyerine gitmek, işin İstanbul'dan farklı bir diğer yanı ve en güzel kısmı diyebilirim. Trafik burada da var ama işyeri bu kadar yakın olunca tercihan yürünebiliyor bile.

Bu arada Bükreş'in tarihçesinde diktatörlük ile yönetildiği bir dönem var. Her ne kadar sonu kötü bitmiş olsa da o zaman yapılan binaların ve yolların üzerine geçen süre zarfında fazla birşey konmadığı geldi kulağıma. Halk o dönem çok eziyet çekmiş. Ancak şimdi de zengin  çok zengin, fakir ise oldukça kötü durumdaymış. Havalimanını şehre bağlayacak metro projesini bile hayata geçirememişler daha. Oranın yerli halkı da bunun üzerine espriler ve şakalar yaparak bana projenin uzun zamandır konuşulduğunu ancak sadece kağıt üzerinde kaldığını anlattılar. Siyasete girecek değilim ama bu işin bir dengesi yok mu, hayat bu kadar zor mu dedirten bir denklem gözümün önüne geliyor bunları duyunca. Neyse...