11 Kasım 2017 Cumartesi

9. Cumhuriyet Koşusu, Zeytinburnu

"10K yarışının keyfini hem de cumhuriyet coşkusu ile ay-yıldızlı bayrakların eşliğinde yaşamak için harika bir organizasyon:
Zeytinburnu Cumhuriyet Koşusu."

Zeytinburnu oturduğum bölgeye yakın ve yarış bitiminde harika yiyecekler de veriyorlar. Bu yıl tam da 29 Ekim Pazar günü koşulması ile, manevi anlamını sonuna kadar hissettiğimiz bir organizasyon olarak ortaya çıktı. Ellerinde ay-yıldızlı bayraklarla çok sayıda yurttaşımız, çocuklar, gençler bizi desteklemek için oradaydı. Bu gerçekten çok iyi hissettiriyor. Seyirci desteği olmayan yarışları çok samimiyetsiz bulmaya başladım sanırım. Bizim kesinlikle seyirciye ihtiyacımız var. Bu kapsamda bu sene bir güzel gelişme daha öğrendim. TRT3-Spor tam bir saat boyunca Cumhuriyet Koşusu'nu naklen yayınladı. Sonra internet'ten bulup izledim ve kendimi birkaç defa görmeyi başardım. Ben de televizyona çıktım yani sonunda :)

Gelelim müsabaka sabahına. Kadim dostum Makro ile birlikte yollar kapanmadan hemen önce yakın bir noktaya ulaşıp park etme imkanımız oldu. Sonrasında koşu dostları ile selamlaşmalar, parkurda ufak ısınma turları derken İstiklal Marşı'mızın okunmasından sonra yarış başladı.

Yarıştan önce Zeytinburnu anısı

Kısa mesafe koşusu olduğundan ve form durumum iyi diye düşünerek kendime koyduğum hedef pace 4:40 civarıydı. Buna uygun koşmaya çalıştım ve yeni aldığım Garmin Forerunner 35 sayesinde ilk defa bir  yarışta ortalama pace'i anlık görerek kendimi buna göre ayarlama imkanı buldum. Koşu saati almayı ne zamandır istiyor ancak çok pahalı diye bir türlü imkan bulamıyordum. Bir tanıdığımızın yurtdışından isteğimiz üzere giriş seviyesi bu modeli temin etmesi sonucu artık benim de bir koşu saatim oldu. Hem de bilekten nabız ölçme özelliği mevcut. En çok bu özellik hoşuma gitti. Bugüne kadar bu veriyi hiç bilemiyordum. Artık nabzımı da ölçebileceğim.

Yarış hızlı başladı. Başlarda Makro'nun hemen arkasında koştum. Yani deyim yerindeyse ensesinden ayrılmadım :)

Makro dostumun ensesinde, beyazlı o-kırmızlı ben :)

Yarışın ilerleyen kısmında onun pace'inin benden biraz daha düşük olacağını bildiğimden ufak ufak arkadaşımı bıraktım ve bir süre sonra tamamen gözden kaybettim. Saatimin ölçümüne odaklanmaya karar verdim. Koşudan hemen önce içtiğim sporcu içeceği fazla geldi ve bir daha koşudan hemen önce aşırı miktarda sporcu içmemeye karar verdim. Farklı yerlerde çekilen güzel fotoğrafları burada paylaşmak istiyorum. Çekenlerin ellerine sağlık.

Yol yetmemiş kaldırımdan koşmuşum, böyle yakalanırsın işte :)

Zafer işareti yaptığım bu kare sizce de çok güzel çıkmamış mı ?

Yarışın bitişinde bizi güzel bir ziyafet bekliyormuş da haberimiz yokmuş. Önce sıcacık çorba dağıttılar. Nasıl iyi geldi anlatamam. Sonra fuayeye geçtip ve ikramlar sürdü.

Sonuç ne oldu derseniz, hedeflediğime yakın bir pace çıkarmayı başardım. 4:42 ortalama pace ile yarışı 46:59'da bitirdim.


Genel Kategori'deki sıralamam

Bu da 10K için kişisel en iyi derecem oldu. Bu sene rekorlara doymuyorum :)
Kendi çapımda tabi!

Peki ya İstanbul Maratonu ?
42K için süremi geliştirip sağlıcakla bitirmek nasip olacak mı ? Bir sonraki yazımda inşallah bu şekilde bir haber verebilirim sizlere.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir de iyi ki takip edip, beğenenler ve açtığım bağış kampanyasına katılanlar var. Yoksa tek başına koşmak hiç anlamlı olmazdı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder